TÜBİTAK 1004 Programı kapsamında desteklenecek 12 yüksek teknoloji platformu açıklandı

Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank, TÜBİTAK 1004 Programı kapsamında 2021’de açtıkları çağrıda 12 platformun desteklenmesine karar verdiklerini belirterek, “1.279 araştırmacı ve 111 bursiyeri bu kapsamda destekleyeceğiz. 12 platformumuz döngüsel ekonomi, akıllı şehirler, elektrikli araçlar ve batarya teknolojileri, nanoteknoloji, gıda arzı güvenliği, sürdürülebilir tarım teknolojileri, nöroteknoloji gibi araştırma alanlarında faaliyetler yürütecek.” dedi.

Yükseköğretim kurumları araştırma altyapılarının, AR-GE, ve tasarım merkezleri ve kamu AR-GE birimleri ile iş birliği yaparak ihtisaslaşması ve mükemmeliyet merkezi haline gelerek geliştirdikleri ürün ve teknolojileri özel sektöre transfer edebilmelerini sağlamak amacıyla oluşturulan TÜBİTAK 1004-Mükemmeliyet Merkezi Destek Programı devam ediyor.

Program kapsamında yeni patentler çıkması, yerli ve milli ürünler geliştirilmesi ve Türkiye’nin uluslararası platformlarda rekabet gücünün artırılması amacıyla “TÜBİTAK 1004 Programı-Yüksek Teknoloji Platformları” çağrısına çıkılmıştı.

Programın ikinci çağrısı kapsamında desteklenen 12 platform, TEKNOFEST kapsamında düzenlenen TÜBİTAK 1004 Programı Yüksek Teknoloji Platformları Deneyim Paylaşım ve Tanıtım Töreni’nde açıklandı.

Törende konuşan Sanayi ve Teknoloji Bakanı Varank, bu güzel etkinliği TEKNOFEST kapsamında gerçekleştirdiklerini belirterek, “Müthiş bir TEKNOFEST oluyor. Dün 600 binden fazla ziyaretçiyi misafir ettik. Bugün rekor kırmayı hedefliyoruz. Zaten toplantıya biraz geç kaldım. Kusuruma bakmayın. Yollar tıkalı olduğu için bir trafik motorcu arkadaşımızın arkasına binip böyle buraya gelebildim.” dedi.

Türkiye’nin Milli Teknoloji Hamlesi rehberliğinde büyük atılımlar yapmaya devam ettiğini aktaran Varank, Uluslararası Uzay İstasyonu’na gidecek ilk Türk yolcuların açıklanması, Türkiye’nin batarya üretim kampüsünün temellerinin atılması, Yeni Altay tankının testler için Türk Silahlı Kuvvetleri’ne teslim edilmesi, TÜBİTAK Aşı ve İlaç Geliştirme Kampüsü’nün açılması, İMECE’nin uzaya fırlatılması gibi önemli gelişmelerden bahsetti.

Varank, bunlar gibi nice başarıları kamuoyu ile paylaşmaya devam ettiklerini, her zaman olduğu gibi eser ve hizmet siyasetine devam ettiklerini belirterek, “‘Türkiye yüksek teknolojide, katma değerde yerinde sayıyor’ diyenlere inat daha güçlü, daha müreffeh bir Türkiye’ye, yani Türkiye Yüzyılı’na doğru kararlı bir şekilde ilerlemeye devam ediyor.” dedi.

“1004 Programı ülkemizin yüksek teknoloji üretimini artıracak”

Mustafa Varank, bu süreçte herkese kritik roller düştüğünü, TÜBİTAK’ın da Türkiye’nin milli araştırma kurumu olarak omzunda en fazla yük olan kurumlar arasında yer aldığını aktararak, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Bugün bir araya gelmemize vesile olan 1004 Programı da ülkemizin yüksek teknoloji üretimini artıracak TÜBİTAK’ın etkin destek programlarından bir tanesi. 1004 Programı ile kamu, sanayi ve akademiden paydaşları bir araya getirip aynı hedef doğrultusunda iş birliği yapmalarını teşvik ediyor, onlara öncülük etmeye çalışıyoruz. Yüksek teknoloji içeren ithal ürünler yerine uluslararası pazarlarda rekabet edebilecek yerli ürünlerin teknoloji platformları aracılığıyla geliştirilmesini sağlıyoruz. Böylelikle araştırma altyapılarımızın ihtisaslaşmasını ve birer mükemmeliyet merkezine dönüşmelerini istiyoruz. Halihazırda kamu, özel sektör ve üniversite AR-GE merkezlerini bir araya getirdiğimiz yüksek teknoloji ve sanayi yenilik ağları platformlarına 1,5 milyar liraya yakın kaynak aktaracağız.”

Varank, bu programların kendine özgü yanları, Türkiye’de ilk defa başlattıkları yönleri bulunduğunu, birlikte geliştirme ve başarma yaklaşımıyla kamu, özel sektör ve üniversite AR-GE merkezlerinin bir araya gelmesini istediklerini ifade etti.

“Daha önce desteklediğimiz platformlar, doğru yolda olduğumuzu şimdiden bize gösterdi”

Sanayi ve Teknoloji Bakanı Varank, Türkiye’nin lokomotif sanayi kuruluşlarının, en yetkin akademik kurumlarının ve en seçkin araştırmacılarının iş birliği yapmalarını ve odaklanarak ihtisaslaşmalarını istediklerini belirterek, şu değerlendirmelerde bulundu:

“Bu uzmanlıkta geliştirdikleri ürün veya teknolojiyi mutlaka ve mutlaka ticari şekilde özel sektöre transfer etmelerini istiyoruz. Burada kamu, sanayi ve akademik paydaşlar bir araya geldiği için birbirinden bağımsız yürüyen aynı işlerin de önüne geçmiş oluyoruz. Yani kamu kaynaklarının aynı işlerde farklı yerlerde harcanmasının da önüne geçmiş oluyoruz. Program kapsamında geliştirilen ana ürünlerin, yani platformların yanında birtakım ara teknolojilerin üretilmesi de bizim açımızdan önem arz ediyor. Geliştirilen yerli ve milli ürünlerin yanı sıra desteklenen araştırmacı ve kursiyerler sayesinde yüksek teknoloji alanlarında çalışacak insan kaynağımızın da kapasitesini artırmış oluyoruz.”

Varank, TÜBİTAK 1004 Programı kapsamında bugüne kadar iki çağrıya çıktıklarını ve 2018’deki ilk çağrıda toplam 8 platformun desteklenmesine karar verdiklerini anımsatarak, “Desteklenen 8 platform çatısı altında 14 üniversite, 19 özel kuruluş, 2 kamu AR-GE enstitüsü ve 4 AR-GE ve tasarım merkezi olmak üzere 39 kuruluş yer alıyor. Bu platformlarda 984 araştırmacıyı, 536 bursiyeri destekliyoruz. Çalışma alanlarının içerisinde kanserde hedefe özgü ilaçlar, yüksek verimli silisyum tabanlı güneş hücresi üretimi, nano malzemeler, hücresel tedavi ürünleri ve klinik uygulamalar gibi geleceğin teknolojileri var. Henüz proje destek sürelerinin yarısı tamamlanan bu platformlarımız, geliştirmeye başladıkları ürün ve teknolojilerle doğru yolda olduğumuzu aslında şimdiden bize gösterdi.” ifadelerini kullandı.

“Program kapsamında 1.279 araştırmacı ve 111 bursiyeri destekleyeceğiz”

Mustafa Varank, 2021’de açtıkları çağrıda 12 platformun desteklenmesine karar verdiklerini belirterek, burada üniversitelerden, özel sektörden, kamudan, AR-GE ve tasarım merkezlerinden oluşan 77 kurum ve kuruluşun görev alacağını bildirdi.

Program kapsamında 1.279 araştırmacı ve 111 bursiyeri destekleyeceklerini aktaran Varank, şu bilgileri verdi:

“12 platformumuz döngüsel ekonomi, akıllı şehirler, elektrikli araçlar ve batarya teknolojileri, nanoteknoloji, gıda arzı güvenliği, sürdürülebilir tarım teknolojileri, nöroteknoloji gibi araştırma alanlarında faaliyetler yürütecek. Şüphesiz Türkiye’nin önde gelen kuruluşlarının oluşturduğu bu platformlar, Türkiye’nin ihtiyacı olan teknolojilerin karşılanmasında başrolü oynayacaklar. Bu vesileyle Türkiye Yüzyılı’nda itici güç olacak yüksek teknoloji ürünlerinin rol oynayan tüm paydaşlarımızı tekrar yürekten tebrik ediyorum.”

“Yarın Yapay Zeka Ekosistem çağrısının ikincisine çıkıyoruz”

Sanayi ve Teknoloji Bakanı Varank, sürdürülebilir bir yapay zeka ekosistemi inşa ettiklerini ve TÜBİTAK Yapay Zeka Enstitüsü kurduklarını, daha sonra ekosistemi daha ileriye taşımak için tüm paydaşları aynı anda harekete geçirecek yeni yaklaşımlara ihtiyaç duyulduğunu tespit ettiklerini bildirdi.

Bunun için yepyeni bir destek modeli olarak kurguladıkları Yapay Zeka Ekosistem Çağrısı’nı geçen yıl başlattıklarını anımsatan Varank, ilk defa uygulanan bu destek modeliyle bilgiyi geliştiren, üreten ve ihtiyaç duyan tarafları bir araya getirdiklerini, sanayiye yönelik açtıkları bu çağrı kapsamında üretim, finansman, iklim değişikliği, tarım ve gıda alanlarını öncelikli alanlar olarak belirlediklerini bildirdi.

Varank, çağrı kapsamında 10 konsorsiyumu desteklemeye başladıklarını, destek tutarının an itibarıyla 20 milyon liraya ulaştığını belirterek, şunları kaydetti:

“Yoğun ilgi gösterilen bu yapay zeka çağrımızın ikincisini, akıllı eğitim teknolojilerini de ekleyerek, inşallah yarın itibarıyla tekrar açıyoruz. Tabii bu çağrımızı diğerlerinden ayıran önemli özellikler var. Bu da bu çağrımızın destek modeli. Bu destek modelinde bir tarafta yapay zeka çözümlerine ihtiyaç duyan bir kamu kurumu olacak, diğer taraftan da bu müşteri kuruma hizmet edecek, ihtiyaç duyulan çözümü geliştirecek teknoloji firmaları, teknoloji sağlayıcıları ya da üniversiteler olacak. İşte bu sayede yarın itibarıyla kamuya dönük olacak bir yapay zeka ekosistem çağrımızı açmış olacağız. Kamunun ihtiyaç duyduğu çözümleri üniversitelerimiz ve şirketlerimiz aracılığıyla geliştireceğiz ve inşallah çok güzel projelere Türkiye ve dünyada örnek olacak yapay zeka çözümlerini hep birlikte kavuşmuş olacağız.”

“Bursiyer araştırmacıların isteğe bağlı burslarının yüzde 50’si TÜBİTAK’tan”

Mustafa Varank, araştırmacı insan kaynağına yönelik önemli bir müjdeyi kamuoyu ile paylaşmak istediğini ifade ederek, “Halihazırda bir kurumda çalışmadan bizden burs alan doktora ve doktora sonrası araştırmacılarla karşılaştığımızda sürekli bizlere söylediği bir sorun vardı; ‘Sayın Bakanım, biz sizden burs alıyoruz, ciddi manada çalışmalar yapıyoruz ama bizim sigortamız başlamıyor. Buna bir çözüm bulur musunuz?’ dediler. Biz de arkadaşlarımızla oturduk, bir çözüm geliştirdik. Fiili olarak bir yerden maaş almadan sadece bizim verdiğimiz burslarla geçinen araştırmacılarımızın isteğe bağlı yaptıracakları sigortalarının bedelinin yüzde 50’sini bundan sonra TÜBİTAK olarak biz ödeyeceğiz. Bu sayede arkadaşlarımız emekli olma yolunda biraz kendileri katkı verecek, biz de katkı vereceğiz. Böylece hep o bizden talep ettikleri emeklilik süreçleri başlamış olacak.” şeklinde konuştu.

“TÜBİTAK 1004 Programı Türkiye’deki ekosistemin dönüşümü için önemli bir fırsat”

TÜBİTAK Başkanı Prof. Dr. Hasan Mandal da TÜBİTAK 1004 Programı’nı, Türkiye’deki ekosistemin dönüşümü için önemli bir fırsat olarak gördüğünü söyledi.

Mandal, bu programın Türkiye’nin ihtiyacı olan yüksek teknoloji alanlarında açıldığını belirterek, “1004 Programı’nı yürütürken TÜBİTAK’ın diğer destek programlarıyla da bir aile oluşturmaya çalışıyoruz. O yüzden ekosistemi değiştirirken bunun da çok kıymetli olduğunu düşünüyoruz.” dedi.

Desteklenecek 12 platform açıklandı

TÜBİTAK 1004 Programı kapsamında desteklenecek 12 yüksek teknoloji platformu şöyle:

“Uludağ Üniversitesi (BATEG)/Elektrikli Taşıtlar İçin Batarya Teknolojileri Araştırma ve Geliştirme Platformu. İTÜ/Çevreye Uyumlu Sürdürülebilir İleri Araç Teknolojileri Platformu. Erciyes Üniversitesi (S-ATP)/Türkiye Tarımsal Üretiminde Küresel İklim Değişikliğine Uyumlu Sürdürülebilir Tarım Teknolojileri Platformu. Ankara Üniversitesi/Tr.Aqua: Gıda Arzı Güvenliği Çerçevesinde Su Ürünlerinde Yenilikçi ve Sürdürülebilir Uygulamalar Platformu. SUNUM (LignoNano)/Sürdürülebilir Döngüsel Ekonomi İçin Katma Değerli İleri Nanoteknolojik Malzemeler ve Sistemler Platformu. ODTÜ MEMS- Maestro/Mikro Medikal Teknolojiler Platformu. Hacettepe Üniversitesi/Sağlıklı Yaşam İçin Yeni Nesil Biyomalzeme Teknolojileri Araştırma Ağı Platformu. İstanbul Cerrahpaşa Üniversitesi/Nöron Hasarına Yol Açan Hastalıkların Tanı, Tedavi ve İzlemine Yönelik Biyobelirteç ve İleri Teknolojik Uyarı Sistemlerinin Geliştirilmesi Platformu. Boğaziçi Üniversitesi/İnsan Fonksiyonunu Tehdit Eden Zorluklara Karşı Nöroteknolojik Çözümler Platformu. İBG/Korunma ve Tedavi Ulusal Platformu. İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü (Kuantay )/Kuantum Çağlayan Lazerler, Aygıtlar ve Uygulamaları Platformu. ODTÜ (SÜİT)/Sürdürülebilir Kentler İçin İleri Teknolojiler Platformu.”

Törene Sanayi ve Teknoloji Bakan Yardımcısı Mehmet Fatih Kacır, ASELSAN Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü Haluk Görgün, İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü Rektörü Yusuf Baran, Bursa Uludağ Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Saim Kılavuz, TOBB Ekonomi ve Teknoloji Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Sarınay, Hacettepe Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mehmet Cahit Güran, TÜBİTAK Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Ahmet Yozgatlıgil, Sağlık Bilimleri Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Cevdet Erdöl, Ankara Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Necdet Ünüvar, İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa (İÜC) Rektörü Prof. Dr. Nuri Aydın ve ODTÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Mehmet Zeyrek’in yanı sıra ilgili platformları oluşturan kamu kurum ve kuruluşları ile şirketlerin yetkilileri katıldı.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir